YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30380
KARAR NO : 2014/1137
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yokluğunda verilip 23.05.2012 tarihinde tebliğ olunan 21.02.2012 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanık müdafinin 06.04.2012 günlü temyiz inceleme başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın kardeşi temyiz dışı sanık … vasıtası ile katılan … ile tanıştığı, katılana kendisini belediyede işe sokabileceğini eğer işe girmek isteyen başka tanıdıkları da varsa onları da belediyede işe sokabileceğini söylediği, katılanın bunun üzerine diğer katılanlar …, … ve … durumu anlattığı, katılanların kabul etmesi üzerine sanık … ile buluştukları, sanığın işe sokma karşılığında katılan …’den 600 TL, …’den 300 TL, …’dan 300 TL ve…’dan 400 TL aldığı, ancak sanığın katılanları herhangi bir işe yerleştirmediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık …’ın, katılan …’e yönelik eylemi neticesinde hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde,
Sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla kanunun aynı hükmünü birden fazla ihlal ederek, değişik zamanlarda birden fazla kez menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi hususu aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık …’ın, katılanlar …, … ve …’ e karşı eyleminden dolayı hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde,
Katılan …’in beyanında sanık ile buluşmaya diğer katılanların tamamıyla birlikte gittiklerini ve katılanların hepsinin sanığa söz konusu paraları aynı anda verdiklerini beyan etmesi karşısında, aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmiş olması nedeniyle sanık hakkında bir kez ceza verilip 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri uyarınca cezasının artırılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.