YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30434
KARAR NO : 2014/17564
KARAR TARİHİ : 28.10.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Şikayetçi … vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Kovuşturma evresinde yöntemine uygun biçimde davetiye tebliğ olunmak suretiyle duruşmadan haberdar edilmesine karşın, 5271 sayılı CMK’nın 238. maddesi uyarınca, davaya katılma isteminde bulunmayan ve katılan sıfatını almayan şikayetçi kurumun hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, şikayetçi vekilinin temyiz inceleme isteğinin gibi 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik olarak katılan … vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, şikayetçi … Şirketi’nin …bank … şubesinde bulunan hesabına ait suça konu çeki ele geçirip 20/11/2009 keşide tarihli 34.678 TL olarak doldurup şikayetçi … Otomobil Pazarlama Ticaret Limited Şirketi adına keşide edip sonrasında bedelini tahsil etmek istediklerinin iddia edildiği somut olayda;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.12.2004 tarih ve 2004/173-228 sayılı kararında da açıklandığı üzere; yüklenen suçun bankanın maddi varlıklarından olan “çek” kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia olunması karşısında; eylemin sübutu halinde tespit olunacak, suç tarihine göre TCK’nın 158/1-f maddesinde tanımlanan “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdiri görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek “görevsizlik” kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.