Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/30740 E. 2015/1564 K. 29.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30740
KARAR NO : 2015/1564
KARAR TARİHİ : 29.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit, kasten yaralama, kasten yaralama suçuna azmettirme
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında mala zarar verme suçu ile sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanık … müdafi ile sanık … müdafi ve sanık …’ün temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanık … hakkında tehdit ve kasten yaralamaya azmettirme suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Tehdit,bir kimsenin başkasını,kendisinin veya yakınının hayatına,vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin,onun iç huzurunu bozmaya,onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi,verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen
yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.
Sanık … ile katılan …’un babası olan …’un daha önceden ortak olarak işletmek amacıyla iş yeri açtıkları, ancak anlaşamadıkları için bir müddet sonra ayrıldıkları, daha sonra aralarında oluşan husumet nedeniyle katılan … ve temyiz dışı sanık …’ın birlikte hareket ederek sanık …’ın aracına zarar verdikleri, sanık …’ın da katılan …’a yanında oğlu olan … da bulunduğu esnada“ oğlun … ve arkadaşı … bundan sonra kendilerine dikkat etsinler, ayaklarını denk alsınlar, yürüdükleri yeri iyi bilsinler” diye sair tehdit içerir söz söylediği, akabinde sanıklar … ve …’ü azmettirerek … ile …ı basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaralattığı, bu şekilde sanık …’ın üzerine atılı tehdit ve kasten yaralama suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın müsnet suçları işlediğine dair mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan sanıklar … ve … müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 29.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.