Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3134 E. 2013/3793 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3134
KARAR NO : 2013/3793
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’ın, 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 3. maddesi ile değişik 5941 sayılı Çek Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca çek düzenleme ve çek hesabı açmaktan yasaklanmasına dair Sultanbeyli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/04/2012 tarihli ve 2012/496-776 sayılı kararma yönelik itirazın reddine ilişkin Kartal 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/07/2012 tarihli ve 2012/983 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25/12/2012 gün ve 2012/18826/73458 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/01/2013 gün ve 2013/4264 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkânı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu,
2)Sanığın savunması alınmadan karar verilmek suretiyle, savunma hakkının kısıtlandığı,
3)Sanık müdafiinin dilekçelerinde, suça konu çekin müvekkili sanık … tarafından düzenlenmediğini beyan etmesine karşın çekteki imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığının tespiti konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasının gerektiği,
Hususlarının gözetilmemesi karşısında, itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Kartal 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 31/07/2012 tarih ve 2012/983 D. İş sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmek ve dosyanın mahalline gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE, 04/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.