Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3163 E. 2013/3792 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3163
KARAR NO : 2013/3792
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

Dolandırıcılık suçundan şüpheliler … ve …haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/09/2011 tarihli ve 2011/45781 soruşturma, 2011/35187 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25/11/2011 tarihli ve 2011/2693 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 01/08/2012 gün ve 2012/12711/45438 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/08/2012 gün ve 2012/211033 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şikâyetçilerin, şüphelilerin dolandırıcılık yaptığı iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu şüpheliler hakkında kamu davası açmayı haklı gösterecek delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, şüpheli …’nin banka kredisi ile taşınmazları satın aldığı yönündeki savunması karşısında, gerçekte taşınmaz alımında banka kredisinin şüpheli tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmış ise kredinin niteliği ve miktarı konularında ilgili bankalardan da araştırma yaptırılarak, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/25881 soruşturma sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi gerekirken, şikâyetçilerin yaptığı şikâyet üzerine yeterli araştırma yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25/11/2011 gün ve 2011/2693 D. İş sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 04/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.