YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32082
KARAR NO : 2015/1896
KARAR TARİHİ : 03.02.2015
MAHKEMESİ : Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, görevi yaptırmamak için direnme, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Körfez Belediyesi tarafından Belediye Açık hava tiyatrosunda sünnet eğlence töreni düzenlendiği ve törene sanatçı olarak İsmail YK ‘nın getirilip konser verdiği, konser sırasında müşteki polis ve zabıta memurlarının Körfez İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Körfez Belediye Başkanlığı Zabıta Amirliğinde görevli oldukları ve bu törende asayişi sağlamak amacı ile görevlendirildikleri, konser sırasında açık hava tiyatrosu içerisinde bulunan seyirciler arasında arbede çıktığı, görevli olan müştekilerin ortalığı yatıştırmak istedikleri, bu sırada suça sürüklenen çocuklar …, …, …, …, … ile sanık …’un müştekilerin üzerine plastik sandalye atmaya başladıkları, daha sonra kaldırımdan söktükleri taşları görevli olan müştekilerin üzerlerine doğru attıkları, olay sırasında Körfez Belediyesi Antik tiyatro gösteri merkezinde bulunan bir adet elektronik kapı, 2 adet plastik kulübe, 3 adet protokol koltuğu, 1 adet protokol sehpası, 23 adet plastik sandalyenin zarar gördüğü, sonrasında grubun dağıtıldığı, dağılan grubun bu sefer olaya müdahale etmek için gelen müşteki …’ın kullandığı polis ekip arabasına saldırdığı, yine ekip arabasına taş atmaya başladıkları, bu sırada …’ında …’ı hayati tehlike geçirecek şekilde neden olacak ve kafatası bölgesinde kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı, suça sürüklenen çocukların ve sanığın bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Suça sürüklenen çocuklar …, …, …, … ve sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyiz incelemesinde,
5271 Sayılı CMK’ nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı kanunun 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 Sayılı CMK’ nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranların haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçelerinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakkında yaralama suçundan ve sanık … hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde,
Suça sürüklenen çocuk, sanık, tanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçların suça sürüklenen çocuk ve sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla haklarında verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Nüfus kaydına göre, suç tarihinde 18 yaşını bitirmiş olan sanık … hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 31/3 maddesi gereğince cezasından 1/3 oranında indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3-Suça sürüklenen çocuklar …, …, …, …, … hakkında kamu malına zarar verme suçundan; yine suça sürüklenen çocuk … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelenmesinde,
Suça sürüklenen çocuk, tanık ve müşteki beyanları ile tüm dosya kapsamına göre atılı suçların suça sürüklenen çocuklar ve sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla haklarında verilen mahkumiyet kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Suça sürüklenen çocuk … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen mahkumiyet kararında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 02.03.2010 tarih ve 2009/9-259 Esas, 2010/47 Karar sayılı kararına göre, görevi yaptırmamak için direnme suçunun, birden fazla polis memuruna karşı cebir ve şiddet gösterilerek hukuksal anlamda tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi nedeniyle tayin olunan cezanın zincirleme suç hükümleri gereğince, 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi ile arttırılması gerektiği gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “Çocuklar hakkında hükmedilen; adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, çocuk sanığın ödenmeyen adli para cezasının hapse veya diğer tedbirlere çevrilmesinin olanaklı olmayıp, anılan maddenin 11. fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, kararda, suça sürüklenen çocuklar hakkındaki “ödenmeyen adli para cezasının TCK’nın 50/1 maddesinde belirtilen diğer tedbirlere çevrileceğinin ihtarına” denilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK ‘un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına “TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca” ibaresi eklenmesi ve hükümde yer alan “ödenmeyen adli para cezasının TCK’nın 50/1 maddesinde belirtilen diğer tedbirlere çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.