YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32148
KARAR NO : 2015/2653
KARAR TARİHİ : 04.02.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması( mala zarar verme)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç adının yanlış yazılması, uygulamanın doğru olması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın saat 13.00 sıralarında, yönetiminde bulunan araçla, aralarında daha önceye dayalı alacak verecek meselesi nedeniyle anlaşmazlıklar bulunan şikayetçiye ait işyerinin önüne giderek, ele geçirilemediği için nitelikleri tespit edilemeyen tabanca ile bir el ateş ederek işyerinin camını delmek suretiyle kasten zarar verip olay yerinden ayrıldığı, sanığın bu eylemiyle mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
TCK’nın 62. maddesinde yer alan takdiri indirim hükmünün uygulanabilmesi için, sanığın talepte bulunması gerekli olmadığı gibi, talep yoksa ve sözü edilen hüküm uyarınca cezada indirim yapılmayacak ise, mahkemenin bu konuda karar vermesine de gerek bulunmadığından tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık savunması, şikayetçi ve tanıklar beyanı, görgü ve tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın şikayetçinin işyerinin önüne gelip, tabanca ile ateş ederek işyerinin camına zarar verdiği şeklindeki eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğu ve 5237 sayılı TCK’nın 151/1 maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek aynı Kanun’un 170/1-c maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2015 tarihinde oybirlğiyle karar verildi.