Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/324 E. 2014/14446 K. 11.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/324
KARAR NO : 2014/14446
KARAR TARİHİ : 11.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, 24.03.2010 tarihinde mağdur …, 28.03.2010 tarihinde mağdur … ve 29.03.2010 tarihinde ise mağdur …’ı hurda satma vaadi ile … İlçesine davet ettiği, onları hurda bakır almak için … Sitesine ayrı ayrı tarihlerde götürdüğü, mağdurlara, hurdaları aldığı kişiye daha önce bir miktar para verdiğini ancak bir miktar daha para vermesi gerektiğini belirterek mağdur …’tan 100 TL, mağdur …’den 80 TL., mağdur …’den ise 80 TL. alıp, hurdanın bulunduğunu iddia ettiği yere doğru gittiği sırada binaların arasına girerek ortadan kaybolduğu anlaşılmakla; eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından adli para cezasına ilişkin sırasıyla mağdur … ve …’a yönelik eylemleri ile ilgili olarak verilen “30 gün”, “25 gün”, “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, ”4 gün”, ve “80 TL” adli para cezası; mağdur …’ye yönelik eylemi ile ilgili olarak verilen “30 gün” , “10 gün”, “8 gün” “160 TL”, adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, ”1 gün”, “1 gün” ve “20 TL” adli para cezası; ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.09.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.