Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/32608 E. 2015/10120 K. 09.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32608
KARAR NO : 2015/10120
KARAR TARİHİ : 09.02.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder.Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Bir tanıdıklarının kına gecesine katılan şikayetçiler … ile …’nun, eğlence sırasında geldikleri aracın müziğinin sesini yüksek seviyede dinlemeleri üzerine, bu duruma sinirlenen sanık … ile aralarında meydana gelen tartışma sonrasında; sanığın, evinin balkonundan tuğla atarak şikayetçi …’ı, kolundan ve etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı; ve ayrıca şikayetçi …’nun kullanımındaki … plakalı araca da tuğla atmak suretiyle ve görgü tespit tutanağında belirlendiği şekilde zarar verdiğinin iddia edildiği olayda;
1- Mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Oluşa, sanığın savunmalarına, şikayetçilerin aşamalarda verdikleri ifadelerine, tanıkların anlatımlarına, görgü tespit tutanağına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Kasten yaralama suçundan verilen hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanığın, bu şekilde gerçekleştirdiği sabit görülen eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 250/13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’ nın 231/6-c madde ve bendinde ön koşul olarak işaret olunan zarar kavramı kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olup manevi zararların bu kapsamda değerlendirilemeyeceği cihetle; somut olayda kasten yaralama suçundan dolayı somut bir zararın bulunmadığı dikkate alınarak sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerekirken zarar karşılanmadığından bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b- Kasten yaralama eyleminin silahtan sayılan kiremit ile işlediğinin anlaşılması karşısında; sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 86/3.e maddeleri gereğince cezalandırılması yerine suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı kanunun 86/2 maddesi gereğince cezalandırılması suretiyle yazılı eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, CMUK’nın 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 09.02.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.