Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/33203 E. 2014/2702 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/33203
KARAR NO : 2014/2702
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

Muhtelif suçlardan hükümlü …’ün cezalarının 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 77/1-2. maddesi gereğince 30 yıl hapis cezası olarak toplanmasına dair Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/07/2013 tarihli ve 2013/1094 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 16/08/2013 tarihli ve 2013/1083 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 04/12/2013 gün ve 2013/18255/73655 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/12/2013 gün ve 2013/387147 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 01/12/2008 tarihli ve 2008/7467-7631 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, farklı içtima ve koşullu salıverilme hükümlerine bağlı cezaların içtimasının olanaklı bulunmaması karşısında, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.12.2011 gün ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 sayılı Yargıtay Kanunun 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında iş bölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir,” (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan en ağırı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan suça ilişkin dava daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır, hükmünü amirdir.
İncelenen dosya içeriğine göre; mahkumiyete ve incelemeye konu resmi belgede sahtecilik suçunun cezası, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 342/1. maddesinde göre iki yıldan sekiz yıla kadar hapis; dolandırıcılık suçunun cezası ise aynı kanunun 504/7. maddesi uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
İddianamedeki sevk maddelerine, karara ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanununun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (11.) Ceza Dairesinin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 17/02/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.