YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/33264
KARAR NO : 2014/3191
KARAR TARİHİ : 20.02.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Suç eşyasının satın alınması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
“Dolandırıcılık” ve “Dolandırıcılık suçuna yardım etme” suçundan sanıklar , … ve … … haklarında hapis cezası yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiği nazara alınmaksızın eksik cezalar verilmesi, fikir ve eylem birliği içinde hareket ettikleri dosya kapsamından anlaşılan sanıklar … ve … haklarında TCK’nın 37. maddesi yerine 39. maddesinin uygulanması isabetsizlikleri aleyhe temyiz olmadığından bozma nedenleri yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar… ile …’in arkadaşları sanık … adına tescilli olduğu bildirilen … plakalı aracı emanaten alıp, sanık …’in sürücülüğünde katılanın … Ticaret isimli mobilya mağazasına gitmeleri, katılan ve işyeri çalışanı … olduğu halde; oturma grubu, çekyat, ocak ve zigon sehpa satın almak istediklerini bildirip, rayiç değeri 2000 TL civarında olan
suça konu eşyayı beğenerek, pazarlık sonucu 1700 TL’ye anlaşma sağlamaları, bu arada sonradan sanık …’nin tanıdığı sanık …’de ele geçirilen 29.08.2006 tarihli faturanın sanık … adına düzenlenmesinden sonra “…üzerimizde para yok, teslim yerinde parayı verilim…” denilmesi üzerine, onlardan bir irtibat telefonu da alan katılanın tanıdığı nakliyeci-tanık …’u çağırıp kamyonetine eşyayı yükletmesi, kendisinin de bu araca binerek, her iki sanığın bulunduğu aracı takip etmeleri, bir sokağa geldiklerinde 2. katında kiralık ilanlı boş daire bulunan bina önünde durunca, sanıkların eşyanın indirilmesini istemeleri, orada sanıklar … ve …’unda bulunmaları, ancak katılanın “paramı almadan yükü indiremem” demesi üzerine sanık …’in “…Oto Center’de … Oto işyerinin ortağıyım… birlikte gidelim, paranı orada vereyim… yükü indirsinler…” sözü sonrası birlikte oradan ayrılmaları, araç içinde seyir halinde iken “… sizi bir ara kaybettiğimizde bana verdiğiniz telefon numarasından aradım, başka biri çıktı…” diyen katılana sanık …’in “… kafam karışık… son numarayı yanlış vermişim, istersen ara…” demesi, katılanın gelişen olaydaki kuşkusunu gidermek için aradığında sanığın cep telefonunun çalması, böylece ona güvenmesi aşamasında, halen eşyayı indirmek için kaatılandan talimat bekleyen tanık …’a katılanın “…yavaş yavaş indirin…” sözünü söylemesi ile kamyonetten sanıklar … ve …’un eşyayı kaldırıma indirip, faturasını da almaları, bu arada … Oto adlı işyerine giren ve 3-5 dakika sonra gelen sanık …’in “…para yokmuş, bankaya gidip çekelim…” diyerek sanık …’in kullandığı katılanın da bulunduğu otoya binmesi, belli bir noktaya geldiklerinde sanık … ile şikayetçinin araçtan inmeleri, sanığın ona çay içme teklifinde bulunması, bir kahvehaneye girmeleri, orada sanığın “tuvalet varmı?” diye sorması, olumsuz cevap alınca ve karşıdaki kahvehanede lavabo olduğunu öğrenince şikayetçiye lavaboya gittiğini söyleyip ayrılması, geri dönmemesi üzerine cep telefonundan arayan katılana oyalayıcı sözler söyleyip Orduevi önünde beklemesini söylemesi, böylece kazanılan vakti kullanıp eşyaların indirildiği yerden başka bir yere sanıklar … ve … tarafından nakledilmesi, bilahare oradan sanıklar … ve … tarafından sanık …’nin tanıdığı mobilya alışverişi yapan sanık …’e 650 TL karşılığı (faturası da verilerek) satılması onun da birkaç gün içinde aynı ticareti yapan sanık ….’e 900 TL’ye (zigon sehpa hariç) satması, böylece haksız yararlar sağlanması eylemlerinin “dolandırıcılık”; “dolandırıcılığa yardım” ve “Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I) “Dolandırıcılık” ; “Dolandırıcılık suçuna yardım etme” suçlarıdan verilen “mahkumiyet” hükümlerine yönelen sanık … ve sanıklar …, ve … müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … ve diğer sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle anılan suçlardan verilen mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA,
II) “Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi” suçlarından verilen “mahkumiyet” hükümlerine yönelen sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Sanıkların mobilya sektöründe faaliyette bulundukları ayrı ayrı işyerleri olması, (…’in ikinci el ev eşyası alım-satımı, H….’in halı-mobilya alım-satımı) sanık…in sanık …’e ait kimliği ve mallara ilişkin faturayı görüp üç kalem eşyayı 850 TL istenmesine rağmen pazarlıkla 650 TL’ye faturası ile birlikte alması, sanık . …’in de bu eşyaları …’in dükkanında görüp pazarlıkla 900 TL’ye satın alması, ikinci el eşya alım-satımı piyasasında üç kalemden ibaret eşyalara verilen paraların satıcıların istemlerine göre makûl olması karşısında; savunmalarının aksini gösterir mahkumiyetlerine yeterli kesin delil bulunmadığından “beraatlerine” karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde “mahkumiyet” kararları verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar H…. ve Cafer müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.