Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/33285 E. 2015/387 K. 14.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/33285
KARAR NO : 2015/387
KARAR TARİHİ : 14.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre hırsızlık)
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Sanığın, olay gecesi arkadaşı olan temyiz dışı sanık …’ın sevk ve idaresindeki araç ile gezmeye çıktığı, araçta sanığın başka arkadaşlarının da bulunduğu, aracın mazotunun bitmesi üzerine yanlarında para bulunmayan sanık ve arkadaşlarının, şikayetçi …’e ait petrol istasyonuna giderek istasyonda görevli …’tan 20 TL değerinde mazot koymasını istedikleri, …’ın mazotu doldurduğu esnada parayı istemesi üzerine sanığın hesabı … adına yazmasını istediği, …’ın bunu kabul etmeyerek aracı sağa çekmelerini istediği ancak sanıkların mazotun dolması ile birlikte araçla hızlı bir şekilde kaçarak uzaklaştıkları, sanık ve arkadaşlarının bir süre gezdikleri, aracın tekrar mazotunun bittiği, bunun üzerine sanık ve arkadaşlarının şikayetçi …’a ait petrol istasyonuna giderek, iş yerinde çalışan..

..’dan 50 TL mazot koymasını istedikleri, …’ın mazotu koyarken parayı istediği, bunun üzerine sanığın …’a 40 TL’de pompayı durdurmasını söylediği, …’ın pompayı durdurmaya çalıştığı esnada sanık ve arkadaşlarının hızlıca olay yerinden ayrıldıkları, bu suretle sanığın iki şikayetçiye yönelik olarak ayrı ayrı hırsızlık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık ikrarı, tanık ve şikayetçi beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin kabulde isabetsizlik görülmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 145/1. maddesinin daha çoğunu almak imkanı varken miktar olarak az olanın alınması hallerinde uygulanması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18/06/2013 tarih ve 2012/3-1372 Esas, 2013/329 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinde tekerrüre esas alınan ilamın kararda açıkça gösterilmesi gerektiğine ilişkin bir hüküm bulunmaması, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği, sanık hakkında birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde ise en ağırının infaz aşamasında tekerrüre esas alınmasının mümkün olması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 14/01/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.