YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3658
KARAR NO : 2014/14976
KARAR TARİHİ : 18.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Kira ilişkisi nedeniyle aralarında ihtilaf bulunan taraflardan biri olan sanığın, Erzincan 1. İcra Ceza Mahkemesi’nin 02/06/2010 tarih ve 2010/157 E; 335 K sayılı ilamı ile “Borçlunun ödeme şartını ihlali” suçundan ceza alması sonrasında, kararın kesinleşmesine kısa bir süre kala şikayetçi … ile bizzat görüşüp “…avukatınız ile anlaştık, şikayetten vazgeçme dilekçesi imzalayıp mahkemesine gönderirseniz hapse girmeyeceğim…” dedikten sonra, şikayetçinin avukatını telefonla arayıp durumu sormak istemesi üzerine ona avukatının yerine başka bir telefon numarası verip aramasını müteakip telefonun kapalı olduğunu anlamasını sağlaması bu suretle kandırıp şikayetten vazgeçme dilekçesini imzalatıp ertesi gün Erzurum mahkemesi kanalıyla Erzincan’a gönderilmesini temin etmesi eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Şikayetçi …’nın istinabe suretiyle 04/02/2011 tarihinde alınan beyanınnda “…davaya katılmak istemediğini…” açıkça ifade etmesi karşısında; vekilinin şikayet içerir beyanı üzerine 12/01/2011 tarihli duruşmada verilen ve hukuken geçersiz kalan müdahillik kararının hükmü temyiz etme hak ve yetkisi vermeyeceğinden, şikayetçi adına vekilinin 16/06/2011 havale tarihli süre tutum dilekçesiyle vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 18/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.