Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3695 E. 2013/4626 K. 13.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3695
KARAR NO : 2013/4626
KARAR TARİHİ : 13.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçun işlenmesi ile katılanın maddi zararın aynen iade veya tazmin suretiyle giderilmediği anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6.maddesinin (c) bendinde yazılı “Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;katılanın sahibi olduğu … fabrikasına ait … plaka sayılı tırın şöförlüğünü yapan sanığın, olay tarihinde hizmet ilişkisine dayanarak kamyona yüklenen ve bu şekilde kendisine teslim edilen aliminyum külçeleri kararlaştırıldığı üzere İzmir’deki Gaziemir Serbest bölgesine götürmek yerine …’de bulunan tanık …’nın işlettiği hurdacı dükkanına götürdüğü ve tanığa değerinden düşük bir bedelle sattığı anlaşıldığından, eyleminin hizmet
nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
09/03/2007 tarihli duruşma tutanağı hakim tarafından imzalanmamış ise de; sonuca etkili esaslı işlem yapılmadığından ve duruşma tutanağının UYAP ortamında kayıtlı olması karşısında, anılan imza eksikliği mahallinde tamamlanabilir olarak kabul edildiğinden tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık müdafii, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesine rağmen, sanığın lehine olan 5237 sayılı TCK ‘nın 51. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.