YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3765
KARAR NO : 2014/14792
KARAR TARİHİ : 16.09.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın, faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Sanıklardan …’ın, 09/10/2009 tarihli … … Anonim Şirketi tüketici kredi sözleşmesini imzalayarak katılan bankadan çiftçilik kredisi çektiği, bu krediyi temin ederken .. Ziraat Odası’nda yetkili olan sanık … tarafından düzenlenen çiftçilik belgesini kullandığı, çiftçilik kredisi almak için tapuda başvuru sahibi üzerine kayıtlı arazi olması gerekirken, sanık … üzerine kayıtlı bir arazinin bulunmadığı, … Ziraat Odası’nın söz konusu çiftçilik belgesini sanık …’in arazi sahibi olduğuna dair köy muhtarlığından alınan 26/07/2008 tarihli ilmuhabere göre verdiği, bu ilmuhaberi de gerçeğe aykırı bir şekilde … köyü muhtarı olan sanık …’ın düzenleyerek sanık …’e verdiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından yapılan yargılama sonucunda; sanık …’ın savunmalarında,Hamam köyünde ikamet ettiğini, üzerine kayıtlı arazisinin olmadığını, ancak; annesinin üzerine kayıtlı olan 30 dönüm tarlayı kendisinin ekip biçtiğini, …’den çiftçilik kredisi almak istediğinin, bankanın ziraat odasından belge getirmesini istediğini, bunun üzerine … Ziraat Odası’na çiftçilik belgesi almaya gittiğini, ordaki görevlilerin de muhtardan arazi sahibi olduğuna veya fiilen çiftçilik yaptığına dair ilmuhaber getirmesini söylediklerini, annesine ait 30 dönüm tarlayı ekip biçtiğine dair belge almak üzere muhtar …’a müracaat ettiğini, muhtarın düzenlediği belgeyi … Ziraat Odası’na götürüp verdiğini, odada görevli olan …’ün de bu belgeye istinaden çiftçilik belgesi düzenlediğini, bankaya yaptığı kredi başvurusunun kabul edilmesi üzerine 2.000 TL kredi aldığını beyan ettiği,
sanıklar … ve …’ın da aynı doğrultuda beyanlarda bulunmuş oldukları ve muhtar olan sanık … tarafından düzenlenen 26/07/2008 tarihli ilmuhaber içeriğinde, sanık …’ın 30 dönüm tarla işletmekte olduğunun belirtildiği, dolayısıyla sanıklar tarafından düzenlenen belge içeriğinin gerçeğe uygun olduğu anlaşılmakla; yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçlardan verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 16/09/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.