Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3777 E. 2014/14790 K. 16.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3777
KARAR NO : 2014/14790
KARAR TARİHİ : 16.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanıkların katılana ait ……’de çalıştıkları, sanıklar … ve …’ın montaj ve kaynak bölümünde, sanık … … cila ve kalite kontrol bölümünde, diğer sanık …’in ise alyans ve yarı mamul girdi bölümünde sorumlu olarak çalıştıkları, sanıkların 21/05/2009 tarihinde işten ayrıldıkları, daha önce kendilerine teslim edilen 60 kg yarı mamül gümüşü ise iade etmedikleri iddiasıyla yapılan yagılama sonucunda; sanıkların savunmalarında; katılanın yanında çalıştıklarını, uzun süredir düzenli olarak maaş alamadıklarını, bu nedenle işten ayrıldıklarını ve noterden ihtarname çektiklerini, katılanın kendilerine zimmetlediğini iddia ettiği 73.500 $ değerinde mal olmadığını, ellerinde 15 kg gümüş olduğunu, bu malları da aynı iş yerinde çalışan … ve …’a teslim ettiklerini, kasanın anahtarının da işyerinde olduğunu beyan ettikleri, sanıklara teslim edilen mamülün makbuzla teslim edildiği, ancak; geri alınırken makbuz düzenlenmediğinin belirlendiği, bu durumun kasanın denetlenmesini olanaksız kıldığı, 27/05/2009 tarihinde, sanıkların da hazır bulunduğu ortamda katılana ait işyerinde kolluk tarafından tespit yapıldığı, buna ilişkin düzenlenen tutanakta katılan tarafından herhangi bir eksikliğin iddia edilmediği, sanıkların düzenli olarak maaşlarını alamamaları ve katılanın kriz nedeniyle maaşları ödeyemeyeceğini söylemesi üzerine işi bırakarak, sosyal haklarının ödenmesini, aksi taktirde kanuni yollara müracaat edeceklerini bildiren 21/05/2009 tarihli ihtarnameyi katılana gönderdikleri, katılanın da ihtarname tarihinden sonra, 26/05/2009 tarihinde sanıklar hakkında şikayetçi olduğu anlaşılmakla; sanıkların atılı suçu işlediklerine dair inkara yönelik savunmalarının aksine, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 16/09/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.