YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3948
KARAR NO : 2014/20093
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni mötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun, katılandan cep telefonunu yarım saat kullanmak üzere istediği, daha sonra iade etmeyerek yaşı nedeni ile hakkında ayrı soruşturma düzenlenen Lokman Tobbaş’a verdiği, cep telefonunu katılana iade etmeyerek üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
5395 sayılı Kanun’un 3/a-2 maddesine göre, kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için, “Suça sürüklenen çocuk” ifadesinin kullanılması gerekirken, “Sanık” ibaresinin kullanılması mahallinde düzeltilebileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK’nın 50/1-f hükmü uyarınca takdir edilen seçenek yaptırımın gereklerini yerine getirmemesi halinde, mahkemece başka bir tedbire hükmedilmesi gerekirken, yasaya aykırı olarak aynı kanunun 50/6. maddesi gereğince hapis cezasının tamamen ya da kısmen infazına karar verileceği hususunun ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümdeki “10 gün”, “6 gün”, “5 gün” ve “100,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “3 gün”, “2 gün” ve “40,00 TL” ibarelerinin eklenmesi, hüküm fıkrasından” Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılacak tebliğden itibaren, sanığın otuz gün içinde tedbire uymaz ise hapis cezasının infaz edileceğine” kısmının çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.