Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/3997 E. 2014/20054 K. 01.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3997
KARAR NO : 2014/20054
KARAR TARİHİ : 01.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın, 21.01.2009 tarihli karara karşı eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 311. maddesi hükmüne göre eski hale getirme talebi ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin …’ın ilgili dairesi olması karşısında, Kartal 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin temyiz talebinin kabulüne ilişkin verdiği 09.12.2010 tarihli ek karar ile sonraki tüm işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğundan hareketle; sanığın tebligatın yapıldığı 22.06.2009 tarihinde …. No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi İnfaz Kurumunda olduğunun UYAP ortamından anlaşılması karşısında, 02.11.2010 tarihli temyiz ve eski hale getirme talebinin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın şikayetçi …’in işletmiş olduğu rent a car şirketine giderek ….’e ait otomobili kiraladıktan sonra aracı ruhsat sahibi aracılığıyla……’ya sattığı anlaşıldığından, eyleminin TCK’nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunun oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun düzenlendiği TCK’nın 155/1. maddesinde hapis cezası yanında adli para cezasına hükmedileceğinin belirtilmiş olmasına rağmen, adli para cezasına karar verilmemiş olması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde yer alan haklardan, sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasından, 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 sayılı TCK’nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın “c” bendinde yer alan, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.