YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4074
KARAR NO : 2014/20251
KARAR TARİHİ : 03.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanık …’ın suç tarihlerinde,…Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ne devam eden, öz oğlu olan …’ı, kendisi açısından menfat temin etmek amacıyla, hakkı olmadığı halde, mükerreren… Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ne yazdırarak, kendisine 1.555,14 TL ödeme yapılmasını, diğer sanık … Boştaş’ın ise, suç tarihlerinde,…Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ne devam eden, öz oğlu olan …’ı, kendisi açısından haksız yarar sağlamak amacıyla, mükerreren … Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’ne kaydettirerek, kendisine 2.231,89 TL ödeme yapılmasını sağladığı, sanık …’in … Rehabilitasyon Merkezi’nin sorumlu müdüresi olarak görev yaptığı, …isimli öğrencinin okula devam etmediği halde velisi …’un imzasını attırmak suretiyle katılan kurumdan kedisine 388.77 TL ödeme yapılmasına sebebiyet verdiği, sanık …’in daha önce … Eğtim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde öğrenim gören … isimli küçüğün velisi olan …’ın suç tarihinde mükerrer olarak okula kaydının yaptırılarak 388.80 TL fazla ödemenin kendisine yapılmasını sağladığı, sanıklardan …’ın … isimli küçüğün velisi olan …’un suç tarihinde mükerrer olarak yazılmasını sağlayarak 388.76 TL fazla ödemenin kendisine yapılmasını sağladığı, sanık …’ın … isimli öğrencinin velisi olan …’un suç tarihinde mükerrer olarak okullarına yazılmasını sağlayarak 150,98 TL fazla ödemenin okula yapılmasını sağladığı, öğrenci velileri olan sanıklar …, … ve …’un velayetlerinde bulunan küçükleri sanki ilk kez okula kaydettirmiş gibi beyanda bulunarak diğer sanıkların eylemlerine asli olarak iştirak ettiklerinden tüm sanıkların atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia edilen somut olayda; dosya kapsamında bulunan belgelerden ve teftiş raporundan ödemelerin kurum bazlı olarak rehabilitasyon merkezlerine yapıldığının, şahıs olan öğretmenler ve velilere ise mükerrer kayıt nedeniyle ödeme yapılamadığının, dolayısıyla veli olan sanıkların herhangi maddi bir menfaat temin ettiklerine dair delil bulunmadığının, savunmalarından sadece çocuklarının daha fazla okula gitmeleri, daha çok ders görmeleri gayesiyle hareket ettiklerinin anlaşıldığı, her bir rehabilitasyon merkezinin devletin yaptığı mükerrer ödemeleri iade ettiği, kayıtların mükerrer olup olmadığının, Milli Eğitim Müdürlüğü’ndeki kayıtların basit bir incelemesi sonucu ortaya çıkabileceği, özel durumları sebebiyle sayıları fazla olmayan aynı tarihte aynı kurumun aynı birimine verilen bu belgelerin bilgisayara kaydı alınarak öğrencilerin kimliklerinin ve kayıtlarının kontrolü ile mükerrer kayıt olup olmadığını tespit etmenin mümkün olduğu, dolayısıyla mükerrer kayda ilişkin belgelerin Milli Eğitim Müdürlüğünün aldatma kabiliyeti olmadığı, tüm bu gerekçelerle sanıkların dolandırıcılık kastıyla hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı gibi atılı dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 03.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.