Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4119 E. 2014/20252 K. 03.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4119
KARAR NO : 2014/20252
KARAR TARİHİ : 03.12.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılan …’in oğlu …’in, … isimli şahsın kızını kaçırdığı, Jandarma tarafından aranırken, sanık …’in, …isimli bir arkadaşı olduğunu, onun Jandarma ve adliyede tanıdıklarının bulunduğunu, oğlunun işini halledebileceğini söyleyerek katılan …’i sanık …’ın yanına götürdüğü, sanık …’ın da aynı sözlerle katılan …’i ikna etmesi üzerine, katılan … ağabeyi …’den 1.500 Euro, yengesi …’den ise 500 Euro alarak sanık …’e verdiği, daha sonra sanık …’in paranın yetmediğini söyleyerek tekrar para istediği, bunun üzerine katılan …’in … Ziraat Bankası Şubesinden 03.03.2006 tarihinde 6.000,00 TL kredi çekerek sanık …’e verdiği, sanıklar … ve …’ın aldıkları paranın 3.500,00 TL’sini …’in kaçırdığı kızın babası …’a verdikleri, 2000 Euro ve 2.500,00 TL’yi de kendileri almak suretiyle atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan; adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “50 gün” ve ” 1000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve ” 80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.