YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4121
KARAR NO : 2014/20262
KARAR TARİHİ : 03.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunda, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Somut olayda; sanığın, katılan… Tic. Ltdi Şti. tarafından nakliyesi üstlenilen 15.000 kg kurşunsuz benzin yükünü aralarındaki hizmet sözleşmesi uyarınca Irak’a sevketmek üzere …’daki dolum tesislerinden sevk ve idaresindeki tankerine yüklediği, Habur Gümrük Muayene Peronları’nda araçta yapılan kontrollerde ve Tübitak Marmara Araştırma Merkezi ve ODTÜ Petrol Araştırma Merkezi tarafından yapılan incelemeler sonrasında yükün belirlenemeyen miktarda bir kısmının sanık tarafından harcandığının, yerine yabancı madde katıldığının anlaşıldığı, sanığın bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanama suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak;
Sanık hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükümde temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan; adli para cezasına ilişkin sırasıyla “12 gün”, “10 gün” ve “200 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.