YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4237
KARAR NO : 2014/20131
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur.İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Evlenmek isteyen katılanın, bir arkadaşından telefon numarasını aldığı sanığı arayıp evlenmek istediğini söylediği, sanığın bir bayan olduğunu ancak 2.000 TL para vermesini istediği, sanığın da annesine 2.000 TL kredi çektirip, evine kimlik bilgileri tespit edilemeyen iki bayan ile gelen sanığa verdiği, sanığın 1.000 TL’yi kendisinin aldığı, diğer kalan parayı da bayanlara verdiği, bayanlardan birinin adını…. olduğunu, evlenecek bayanın o olduğunu söyleyerek evden ayrıldığı, bu iki bayanın ise evde kaldıkları, ertesi gün….’nın teyzesinin olduğunu söyleyen bayanın Bartın’a gideceğini söyleyip, Bartın’da otogarda ilaç alma bahanesi ile katılanı uzaklaştırıp ortadan kayboldukları, katılanın bunun üzerine sanığı arayıp durumu anlattığı, sanığın ise katılana sinkaflı sözlerle hakaret ettiği iddia edilen olayda, sanığın evlenme vaadiyle kandırıp, menfaat temin ettiği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu, hakaret suçunu ise işlediğine dair her türlü şüpheden, uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 157/1.maddesi uyarınca hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 02/12/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.