Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4283 E. 2014/20281 K. 03.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4283
KARAR NO : 2014/20281
KARAR TARİHİ : 03.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçi …’ın emlakçılık yapan sanığın yazıhanesine gidip kızı ve yeğeni için iki adet arsa almak istediğini söylediği, sanığın şikayetçiye kendi yerleri olduğunu, fakat bu yerlerin vakıf arazisi olduğu için işlemlerin uzun süreceğini söyleyip kaparo olarak 3.900 TL aldığı, daha sonra “işlemler tamam” diyerek şikayetçiyi Tapu Sicil Müdürlüğü’ne çağırdığı, burada da şikayetçiden 7.000TL daha alıp şikayetçiye “sen tapuya çık” dediği ve tapuya gönderdikten sonra kaçtığı, bu eylemiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; sanık savunması, katılan ve tanıklar beyanı ile tüm dosya kapsamına göre, atılı suçun sanık tarafından işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında birden çok para alması nedeniyle TCK’nın 43.maddesinin uygulanmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında, belirlenen temel gün adli para cezasında, TCK’nın 62. maddesine göre indirim yapıldıktan sonra, TCK’nın 52/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03.12.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.