Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4423 E. 2013/10929 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4423
KARAR NO : 2013/10929
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’un temyiz isteminde bulunmadığı, diğer sanıkların temyiz isteminin ise bu sanığı kapsamadığı anlaşılmakla yapılan incelemede,
Sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükümleri yönünden maktu avukatlık ücretine hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanık …’un … Ltd Şti’nin yasal temsilcisi olduğu, sanık …’nun ise … Ltd Şti’de işçi olarak çalıştığı, sanık …’un, inşaat malzemeleri ticareti yapan sanık …’dan inşaat malzemeleri almış olması nedeniyle bu sanığa 4.000 TL borcunun bulunduğu, sanık …’ın, …’un işyerine giderek alacağını istediğinde …’un borcunu ancak saat 17.00 den sonra ödeyebileceğini söylediği, sanık …’ın alacağını saat 17.00 den sonra almayı kabul etmeyerek hemen istemesi üzerine sanık … ile aralarında tartışma çıktığı, tartışma sırasında sanık …’ın, …’a hakaret etmesi üzerine tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanık … ile sanık …’nun sanık …’ı, sanık …’ın ise …’u hayati tehlike geçirmeden basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif bir şekilde yaraladıkları, ayrıca sanık …’ın …’a ait işyerindeki çiçek saksısını yere atarak kırdığı anlaşıldığından, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık … hakkında yaralama ve sanık … hakkında mala zarar verme suçları yönünden yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Sanık … hakkında temel ceza tayininde seçimlik ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesinde TCK 61.maddesinde ki ölçütlerin gözetilmesi nedeniyle tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Sanık …’un adli sicil kaydındaki mahkumiyetlerinin 3167 sayılı Kanuna aykırılık suçundan olması ve 5941 sayılı Kanunun 03.02.2012 tarih ve 6273 sayılı Kanun ile değişik 5.maddesinde öngörülen yaptırımın, idari yaptırıma dönüşmesi nedeniyle, sanık hakkında TCK 58.maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulama olanağının ortadan kalkmış bulunması zorunluluğu,
b-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 gün, 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda giderilmesi gerekken zararın maddi zarar olup, yaralama suçunda, katılan tarafından talep edilen veya mahkemece belirlenip ortaya konulan bir zarar miktarı da bulunmadığı, giderilecek maddi bir zarardan da söz edilemeyeceğinden, zarar giderilmediği gibi eksik ve yetersiz gerekçeyle sanıklar hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.