Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4518 E. 2014/16789 K. 20.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4518
KARAR NO : 2014/16789
KARAR TARİHİ : 20.10.2014

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ın sanıklardan …’in 2006 yılında vefat eden ve … Bilgisayar sahibi olan eşi …’den alacaklı olduğu, alacağı için icra takibi başlattığı, …’in eşi olan sanık …’in, diğer sanık … ile birlikte hareket ederek, suça konu 100.000,00 TL bedelli iki ayrı bonoyu ölen İsmail adına düzenlettirdikleri ve bu suretle, alacaklı olan katılanın alacağını almasına engel olmak için İsmail’in mirasçıları olan sanık … ve çocukları aleyhine icra takibi başlatarak menfaat temin ettikleri iddia edilen olayda, suça konu bono üzerindeki, keşide tarihinde yapılan değişikliğin, çıplak gözle, ilk bakışta anlaşılabildiğinden, iğfal kabiliyetinin bulunmadığı, gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, terekenin borçlarının artmasına neden olacak şekilde, sahte bono düzenlendiği veya düzenlettirildiği iddia olunduğundan, bu eylemin İcra İflas Kanunu’nun 331. maddesinde düzenlenen, suçu oluşturacağından dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından sanıkların beraatine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.