Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4535 E. 2014/20768 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4535
KARAR NO : 2014/20768
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık … hakkında mahkemenin verdiği 26.06.2007 tarihli karara karşı sanığın bir temyiz talebinin bulunmadığı, Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin bozma ilamında da bu sanığın yer almadığı, … hakkında verilen önceki hükmün kesinleştiği, bu nedenle daha sonra verilen kararın yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
1-… hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Avukat … ‘ın temyiz istemi yönünden;
Sanık müdafii sıfatıyla Avukat … temyiz dilekçesi vermiş ise de, kovuşturma aşamasında sanık müdafii olarak atandığına dair bir belgenin veya sanık tarafından vekil olarak tayin edildiğine dair vekaletnamenin bulunmadığı anlaşılmakla,
Sanığın temyiz istemi yönünden;
Sanığın yokluğunda verilip 19.10.2010 tarihinde tebliğ olunan 06.10.2010 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, sanığın yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 27.10.2010 tarihli temyiz isteminde bulunduğu anlaşılmakla,
Temyiz inceleme başvurulanın, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın dolandırıcılık amacıyla …ilinde toptancılık yapmakta olan katılanın işyerine gelerek, katılanın … ilinde bulunan bir müşterisine iletilmek üzere 150 koli (600 adet) … marka 5 It’lik teneke zeytinyağını kamyona yüklediği, fatura düzenlenmesi sırasında sanığın sahte sürücü belgesini kullanıp kendisini …olarak tanıttığı, suça konu malı aldıktan sonra … hiç gitmeyip doğrudan … iline giderek zeytinyağlarını 9000 TL karşılığında sattığının iddia olunması karşısında; eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde öngörülen “kamu kurumunun vasıta olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.