YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4786
KARAR NO : 2014/18056
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Şikayetçinin, babasından kalan 9 adet bileziği saklaması için teyzesi olan sanığa 26/12/2009 tarihinde emanet olarak verdiği, daha sonra bilezikleri sanıktan istediğinde sanığın, kendisine ait olmayan ve tasarruf yetkisi bulunmayan bilezikleri şikayetçiye 07/01/2010 tarihine kadar teslim etmediği, şikayet üzerine söz konusu bileziklerden 5 adedini şikayetçiye teslim ettiği iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda; sanığın savunmalarında, yeğeni olan şikayetçinin kendisine saklaması için 5 adet altın bilezik verdiğini, bir süre sonra da arayarak bu bilezikleri kargo ile göndermesini istediğini, kendisinin de kaybolabileceğinden bilezikleri kargo ile gönderemeyeceğini söylediğini, bunun üzerine şikayetçinin kendisi hakkında şikayette bulunduğunu, söz konusu bilezikleri polis huzurunda şikayetçiye teslim ettiğini, iddia edildiği gibi kendisine emanet olarak 9 adet değil 5 adet bileziğin verildiğini beyan ettiği, kolluk tarafından tanzim olunan ve dosya içerisinde bulunan 07/01/2010 tarihli rızaen teslim etme ve teslim tesellüm tutanağına göre de, sanığın 5 adet altın bileziği şikayetçiye teslim ettiği anlaşılmakla; sanığın atılı suçu işlediğine dair, şikayetçinin soyut iddiası dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 04/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.