YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5265
KARAR NO : 2014/17901
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-i bendinde serbest meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi hali nitelikli dolandırıcılık olarak kabul edilmiş, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 65/2 maddesinde serbest meslek faaliyeti sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır” şeklinde tanımlanmış, aynı kanunun 66. maddesi ise “serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabıdır” denilmiştir. Aynı yasanın 37. maddesinin 4. bendinde ise, gayrimenkullerin alım, satım ve inşa işleriyle uğraşanların bu işlerinden … kazançların bu kanunun uygulanmasında ticari kazanç sayılacağı belirtilmiştir. Kanunda kendi nam ve hesabına mesleğin gerektirdiği etik kurallara uygun olarak çalışması gereken kişilerin toplumda kendilerine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlemeleri hali nitelikli dolandırıcılık olarak düzenlenmiş ise de, bu bendin uygulanabilmesi için failin serbest meslek mensubu olması ve dolandırıcılık suçunu da mesleği gereği kendisine duyulan güveni kötüye kullanmak suretiyle işlemesi gerekir.
Sanığın çalıştığı … Mühendislik isimli işyerini arayarak evinin balkonuna kırma cam yaptırmak isteyen katılanın dayısı olan …’ la görüşerek gerekli ölçümleri yaptığı ve 9300 TL ye anlaştıkları, cam bedelini … … in çocukları …ve …’in kredi kartlarından 9300 TL çekilerek ödendiği, bir müddet sonra … …’in sanığı arayarak kızı ve oğlunun kartlarından çekilen para nedeniyle aralarında anlaşmazlık çıktığını bu nedenle işi iptal etmek istediğini söylediği, sanığın … …’e almış olduğu malzemelerin bedelinin 7000-8000 TL tuttuğunu bu malzemeleri balkona göre kesmiş bulunduğunu bu malzemeleri başka yerde kullanamayacağını söylediği, daha sonra sanığın … …’e ödemeyi kabul ettiği, kredi kartından çekilen paraya karşılık olarak 03.11.2008 ödeme tarihli 9300 TL bedelli suça konu senedi verdiği, bununla ilgili olarak … …’e 8 taksitte olmak üzere taksitler halinde 4.156 TL ödemede bulunduğu, geriye kalan kısmı için ödeme güçlüğü nedeniyle ödeyemediği, sanığın vermiş olduğu senetle ilgili olarak …’ un borcuma karşılık olarak senedi akrabası katılan …’a ciro ettiği, katılanın senetle ilgili olarak 6. İcra Müdürlüğünde avukatı aracılığıyla icra takibi başlattığı ancak tahsil edemedikleri, senetteki adresin … Mühendislik’in işyeri adresi olduğu ve işyerinin sanığın annesine ait olduğu, sanığın orada çalışan olduğunu belirledikleri, sanığın bu şekilde menfaat temim ettiğini iddia edilen olayda; aralarındaki anlaşmazlığın hukuki ihtilaf olduğundan bahisle dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığından beraatına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 03/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.