YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5296
KARAR NO : 2014/18257
KARAR TARİHİ : 06.11.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de,birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin,banka veya kredi kurumlarının,özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin,kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat,verileri toplayıp,yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü,yeni ticari ilişkiler,internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle,klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Somut olayda; İstanbul Ticaret Sicili Memurluğunca 12/01/2009 tarihinde tescilli ve Üsküdar 7. Noterliğinden 09/01/2009 tarih ve 1054 yevmiye no’su ile tanzim ve tasdikli, şirket ortaklarının almış oldukları karar istinaden aynı Noterlikçe 13/01/2009 tarih ve 1558 yevmiye no’lu olarak düzenlenen “imza sürküsüne” göre, müdür sıfatı ile münferiden beş yıl süreyle temsil ve ilzama yetkili olan (ve fakat çek keşide etme yetkisi de dahil temsil ve ilzam yetkisini-önceki müdürlük döneminde- 10/09/2008 tarih ve 24317 yevmiye no’lu vekaletname ile kardeşi-sanığa veren) Davut Karağaç’ın kardeşi olan sanığın; ortağı olduğu bildirilen .. Ltd. Ünvanlı şirketi temsil ve ilzama yetkisi bulunmadığı halde aralarında vukubulduğu belirtilen bir ticari ilişkinin karşılığı olarak;…Ltd.’nin Garanti Bankası/DES şubesi (İstanbul) nezdinde bulunan hesabından üretilme; 0052513 seri no’lu, 10/04/2009 keşide tarihli, 26.838 TL’lik “nama yazılı” suça konu çek yaprağını düzenleyip (imzalayıp) vermesi eyleminin “nitelikli dolandırıcılık”; “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanığın Üsküdar 10. Noterliğince düzenlenmiş 10/09/2008 tarihli vekaletnamesiyle şirket adına çek keşide etme yetkisine sahip olduğunu; şirket ortağı /müdürü …’un da suça konu çekin düzenlenmesinde rızasının bulunduğunu, çekteki imza ve borcun inkar edilmediğini tespit eden ve atılı suçlar açısından ..”suç kastının” bulunmadığını, bu nedenlerle “beraatine” karar verilmesi gerektiği takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.