YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5414
KARAR NO : 2013/10692
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Daha önceki tarihlerde ve olay günü limandaki başka teknelerin yakılması olayına karıştığı bilinen sanığın, geceleyin balıkçı barınağında demir atmış vaziyette bulunan müşteki …’e ait … ve müşteki …’a ait … isimli tekneleri yaktıktan sonra olay yerinden kaçmak istediği sırada olayın görgü tanığı …’in ihbarıyla görevli polis memurları tarafından yakalandığı, böylece sanığın iki ayrı müştekiye karşı ayrı ayrı yakarak mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, yakalama tutanağı, ihbar tutanağı, görgü tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre suçların işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 151/1 maddesi gereğince, temel cezanın ayrı ayrı 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesinden sonra, aynı yasanın 152/2-a maddesi gereğince bu cezanın bir kat arttırılması sonucu ayrı ayrı 12 ay hapis cezası verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın ayrı ayrı 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkralarından ayrı ayrı ”1 yıl” hapis cezası ifadelerinin çıkartılarak yerine, ayrı ayrı ”12 ay” hapis cezası ifadesinin eklenmesi suretiyle hükümlerin ayrı ayrı DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.