Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/5624 E. 2014/21352 K. 16.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5624
KARAR NO : 2014/21352
KARAR TARİHİ : 16.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan …’ın, katılanı telefonla arayarak kendisini katılanın asker arkadaşı olarak tanıttığı, akrabasının bir küp altın bulduğunu, bu altınları satmak için güvenilir birine ihtiyaç duyduğunu, isterse kendisine satabileceğini, 20.000 TL alarak …’ya gelmesini söylediği, katılanın da 26/03/2010 günü tanık … ile birlikte …’ya gittiği, sanık … ve yanında bulunan diğer sanık … ile buluştukları, sanık …’un sahte altınların içinde bulunduğu torbayı açarak altınları katılana gösterdiği, sanık …’in de içinden gerçek olduğunu bildiği bir tanesini alarak katılana numune olarak verdiği ve …’da altın dolandırıcılığının yaygın olduğunu, kuyumcuların da bunun farkında olduğunu bilen sanığın, yakalanmamak niyetiyle katılana altını …’da bozdurma diye tembih ettiği, katılanın da …’da bir kuyumcuya giderek altının gerçek olduğunu öğrenmesi üzerine, sanık …’i arayıp 2.750 TL karşılığında 150 tane altın almak istediğini söylediği, katılan ile tek başına …’da buluşan sanık …’in, katılandan 2.750 TL’yi aldığı ve karşılığında sahte altınları verdiği, sanığın yanından ayrılmasından sonra altınları kontrol eden katılanın, altınların sahte olduğunu farketmesi üzerine Emniyet Müdürlüğü’ne müracaat ettiği anlaşılmakla; eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; sanık …’in, önceden vermiş oldukları karar doğrultusunda diğer sanık … ile anlaşıp suça doğrudan katılarak birlikte işlediği gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı kanunun 39/1. maddesi ile uygulama yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık … hakkında kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “50 gün” ve “1.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi; sanık … hakkında kurulan hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “60 gün”, “30 gün”, “25 gün” ve “500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak, yerlerine sırasıyla “5 gün”, “2 gün”, “1 gün” ve “20 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16/12/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.