YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5791
KARAR NO : 2014/21408
KARAR TARİHİ : 17.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; …’nın, kendisine ait … plakalı aracı satmak üzere gazeteye ilan verdiği, bu ilan ile sanıkların birlikte dolandırıcılık suçu işleme amacı ile eyleme karar vererek sanıklardan …’ın, katılanı gizli numaradan arayarak kendisi ile görüştüğü, adres verdiği, buluştuklarında kendisini … olarak tanıttığı, satışta anlaştıktan sonra katılana kardeşi olarak tanıttığı … isimli şahsa vekalet vermesi gerektiğini söylediği, bir gün sonra katılanın tüm belgeleri hazırlayıp … adına satış vekaletnamesi getirip sanık …’e teslim ettiği,…’in paranın tamamlanamadığını söyleyip bankadan para çekebilmek için aracın anahtarını aldığı, bir müddet sonra evden ayrıldığı, akabinde kardeşi olarak tanıttığı sanık … ile …’ın katılanı çeşitli bahanelerle evde tutmaya çalıştıkları, katılanın şüphelenmesi üzerine … tarafından evden kovulduğu, aracın aynı gün vekalet alan … tarafından … isimli şahsa sattığı, bu şekilde tüm sanıkların birlikte hareket ederek katılana karşı dolandırıcılık suçunu işlediklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanık … müdafii, sanık … ve müdafii ve katılann temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasında yer alan; adli para cezasına ilişkin sırasıyla “1100 gün” ve ” 22.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve ” 100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.