YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5792
KARAR NO : 2014/21407
KARAR TARİHİ : 17.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdur …’ın Tirebolu Belediyesinde marangoz olarak çalıştığı, 06.04.2010 tarihinde Belediye’de çalışırken saat. 09.30 sıralarına doğru zabıta amiri odasına sanık …’ın geldiği, burada zabıta amiri ile konuşmaları sırasında bir fakire parasız kereste vereceğini söylediği, ihtiyaç sahibi bir kişinin bulunarak buraya geldiği, sanığın ihtiyaç sahibi olduğunu söyleyen kişi ile konuşurken mağdur …’ın da sanığa keresteye ihtiyacı olduğunu, kaç liraya sattığını sorduğu, sanığın 65 TL ye sattığını söylemesi üzerine mağdur …’in de bir miktar kereste almak istediğini sanığa söylediği, bunun üzerine sanığın mağdura “sen parayı ver ben sana arkadaşlarla keresteyi gönderirim” dediği, sanığın mağdurdan 320 TL parayı alarak ihtiyaç sahibi olduğunu söyleyen kişilerle bir araca binerek …’dan ayrıldığı, sanığın … İlçesi’nde yanında bulunan şahısları oyalayarak yanlarından kaçıp gittiği sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükümde temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2-Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının infaz rejimlerinin farklı olması sebebiyle toplanmayacakları gözetilmeden her iki cezanın toplanması suretiyle karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından sırasıyla “365 gün”, “121 gün”, “100 gün” ibarelerinin çıkarılarak yerine sırasıyla “5 gün”, “1 gün”, “1 gün” ve “20 TL “ ibarelerinin eklenmesi ile TCK’nın 52. maddesinin uygulanmasına ilişkin içtima paragrafının hükümden çıkartılarak yerine sanığın hapisten çevrili 100 gün karşılığı adli para cezasının TCK’nın 52. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL den paraya çevrilmesi ile 2000 TL adli para cezası ve 20 TL doğrudan adli para cezası ile cezalandırılmasına cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.