Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/603 E. 2014/14963 K. 18.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/603
KARAR NO : 2014/14963
KARAR TARİHİ : 18.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; toplantılara sandalye-masa kiralama işi ile iştigal eden şikayetçiye müracaat eden ve kendini “… Uslu” olarak tanıtan sanığın, akşama mevlütlerinin olduğunu söyleyip 300 sandalye ve 10 masayı 20 TL peşin verip kalanını da (50 TL) mevlit sonrası vereceğini vaat edip kiralaması, şikayetcinin kendi traktörü ile sanığın gösterdiği yere sandalye-masaları indirip oradan ayrılmasını müteakip; suça konu eşyanın sanık tarafından başka bir araca yüklettirilip ortadan kaybolması, sandalyelerin bir kısmının şikayetçinin oğlu-tanık … tarafından … kıraathane işleten tanık … … görülmesi şeklinde gerçekleşen eylemin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık hakları açısından “koşullu salıverilme” tarihine, diğer haklardan ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceğinin dikkate alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 6. paragrafının (TCK’nın 53. maddesinin tatbikine ilişkin) çıkartılarak yerine “sanığın TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme, 1. fıkrada yazılı sair haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,” şeklinde paragraf yazılmak, suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.