YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/610
KARAR NO : 2014/14962
KARAR TARİHİ : 18.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Kendisini Milli Eğitim Müdürlüğünde çalışan … … ismiyle tanıtan sanığın, katılana “KPSS’siz kuruma üniversite mezunu alınacağını isterse işe aldırabileceğini, karşılığında 1500 TL’si peşin 4000 TL alacağını” söyleyip ondan evraklarıyla birlikte peşinat olarak 1500 TL istemesi, şikayetçinin “…ancak 930 TL temin edebildim…” demesi üzerine, bu miktarı kabul etmesinden de kuşkulanan katılanın emniyet güçlerini durumdan haberdar etmesi sonrasında, seri noları alınmış paralarla ve görevlilerle birlikte buluşma yerinde bir araya gelindiğinde sanığın evrak ve paraları almasını müteakip yakalanması eyleminin “dolandırıcılığa teşebbüs” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş, haksız menfaatin elde edilmesiyle suçun tamamlanacağı gözetilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanması aleyhe temyiz konusu yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün birim sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tespit olunması suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 1-a bendinde yer alan “365” b- bendinde yer alan “273” d-bendindeki “5460”rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “3”; “60” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.