Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6151 E. 2014/21768 K. 22.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6151
KARAR NO : 2014/21768
KARAR TARİHİ : 22.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçinin kendisine ait laptopu satış için internet üzerinden ilan verdiği, sanığın telefonla arayarak laptopu satın almak için görüştüğü, bu laptopu İzmir 9 Eylül Üniversitesi’nde okuyan çocuğu için almak istediğini söyleyerek şikayetçiyi iş yerine çağırdığı, paranın hazır olduğunu hemen vereceğini söylediği, ancak iş yerine geldiğinde satış konusunda anlaştıktan sonra şikayetçiden hesap numarası alıp telefonla birileri ile görüşüyormuş gibi yaparak parayı hemen hesap numarasına yatırılması hususunda talimat veriyormuş gibi yaptığı, şikayetçiyi ikna etmek için ayrıca güvence amacıyla senet hazırlayıp verdiği, paranın bir iki saat içerisinde hesabına yatacağını söylediği ve hemen yola çıkması gerektiğini söyleyerek ayrıldığı, ancak parayı yatırmadığı gibi ertesi günü şikayetçi tarafından arandığında da bir kaç gün sonra yatıracağım diye oyaladığı, ancak sanıkların ödeme günü gelmesine rağmen şikayetçinin parasını ödemediği gibi yeni aldığı bu laptopu başkasına borcu karşılığı verdiği, böylece sanığın bedelini ödemeyeceği baştan belli olmasına rağmen bono düzenleyerek şikayetçi dolandırdıkları olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında TCK’nın 157. maddesi gereğince hapis cezasının yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, hapis cezası verilen sanık hakkında TCK’nın 53/1. maddesi uyarınca belirli haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hapis cezasının kanuni sonucu olan bu hususun infaz aşamasında gözetilebilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 22/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.