YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6167
KARAR NO : 2014/21759
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın eş durumu nedeniyle … iline tayin talebinde bulunduğu, Bakanlık tarafından Ekim ve Kasım aylarında tayin durumunun değerlendirilip kuruma bilgi verileceğini duyduğu, olay günü çalışma arkadaşının kendisini Sağlık Bakanlığı’ndan birisinin aradığını söylemesi üzerine, bırakılan numarayı arayarak sanıkla görüştüğü, sanığın kendisini Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü’nden aradığını söyleyerek bilgileri aldığı, daha sonra tekrar arayıp evraklar için 450,00 TL’yi banka aracılığıyla havale etmesini istediği, katılanın parayı havale etmesinden sonra evrakların yetişmemesi nedeniyle bir gün sonra aramasını istediği, ertesi gün katılan yeniden arayınca sanığın 350 TL daha istemesi üzerine şüphelendiği, yaptığı araştırmada Bakanlık’ta … Bey isminde birisinin bulunmadığının anlaşıldığı olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık hakkında TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında verilen gün para cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında TCK’nın 52. maddesi yanında uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 50. maddesinde hükümde gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılık aynı Kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından “TCK’nın 50. maddesi uyarınca paraya çevrilerek” ibaresinin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.