YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6207
KARAR NO : 2014/22134
KARAR TARİHİ : 25.12.2014
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; … plakalı ticari taksinin sürücüsü olan katılanın şehir içinde boş olarak seyir halindeyken … Çarşısı’na yakın bir yerde el eden kâhya nedeniyle durduğunda, elinde poşet olan sanığın “…bilmiyor musun durak taksisi ile gidiyorum, değerli eşya taşıyoruz, niye çevirdin bu taksiyi…” diye kâhyayı terslemesi sonrasında elindeki fotoğraf makinasına benzer bir aletle işinin gereği taksinin plakasını çekiyor gibi yaparak böylece “çok değerli eşya taşıyor” izlenimi vererek taksiye binip belli bir noktaya geldiklerinde inip “…birazdan geliyorum, bekle…” diyerek uzaklaştıktan bir süre sonra elinde poşetlerle geri geldiğinde katılana “…bagajın dışarıdan açılıyor mu?” diye sorup “hayır” cevabını alınca, elindeki poşetleri bagaja koyması ve tekrar taksiye binip bir sokakta indiğinde “…kız arkadaşımı görüp hemen geliyorum” deyip uzaklaştıktan kısa bir süre sonra geldiğinde “…ona para vermem gerekti, bende döviz var, 200 TL ver, dükkana dönünce sana iade ederim” diyerek katılandan bu parayı alarak gözden kaybolması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının belirlenmesine esas alınan 25 tam gün birim sayısının TCK’nın 52/2.maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2.paragrafı ile 3.paragrafı arasına denk gelecek biçimde “Hükmolunan 25 tam gün birim sayısının TCK’nın 61/8 ve 52/2.maddeleri uyarınca günlüğü 20 TL’den 500 TL adli para cezasına çevrilmesine, bu suretle sanığın 2 yıl hapis ve 500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,” paragrafı yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/12/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.