Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6213 E. 2014/21813 K. 23.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6213
KARAR NO : 2014/21813
KARAR TARİHİ : 23.12.2014

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda; sanığın …sitesinde danışma görevlisi olarak çalıştığı, 11.01.2005 tarihi itibariyle emekli olması nedeniyle …sitesi yönetim kurulu başkanı … ve yönetim kurulu üyesi … tarafından kendisine emekli tazminatlarına karşılık 4 adet senet verildiği, bu senetlerden 3 adedinin şikayetçiler tarafından sanığa ödendiği, 3. senedin ödeme tarihi olan 05.05.2005 tarihinde şikayetçilerin paraları olması nedeniyle 4. senedin de ödemesini yapmak istedikleri, sanığın bu durumu kabul etmesi üzerine kendisine 05.03.2006 ödeme tarihli son senedin ödemesinin yapıldığı, sanığın senedin yanında olmadığını, sonra getireceğini söylemesi üzerine şikayetçiler tarafından 05.05.2005 tarihli senedin arkasına senet bedelini aldığına dair sanıktan yazı istedikleri, sanığın da 05.05.2005 tarihli senedin arka kısmındaki “05.05.2005 ve 05.03.2006 tarihli senetlerimin parasını aldım, 05.03.2006 tarihli senet hükümsüzdür” ibareli kısmı imzaladığı, sonrasında sanığın … isimli şahsa bedelini aldığı senedi ciro ederek işleme koydurduğu, böylelikle üzerine atılı bedelsiz senedi kullanmak suçunu işlediği anlaşılmakla mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Sanık hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinin 04.07.2011 tarihli duruşmada müdafisi tarafından kabul edilmemesi nedeniyle teblignamedeki görüşe iştirak edilmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasının belirlenmesine ilişkin bölümdeki “180 gün”, “150 gün” ve “3000,00 TL” ibarelerinin yerine sırasıyla “5 gün”, “4 gün” ve “80,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.