YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6214
KARAR NO : 2013/8077
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.11.2009 tarih ve 2009/6-212-269 sayılı kararında ve yine 12.07.2011 gün ve 155/172 sayılı kararında da belirtildiği üzere kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafie yapılmış bulunan tefhim veya tebliğ sanığın kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. Bu durumda, velev ki zorunlu müdafii sanığın lehine gibi görünen bazı işlemleri yapmış olsa – örneğin temyiz dilekçesi vermiş olsa – dahi, hükmün sanığın kendisine de tebliğ edilmesi ve kendisine yapılan tebliğ üzerine sanık tarafından temyiz dilekçesi verilmesi halinde, temyiz davasının kabul edilmesi gerekir. Bu nedenle, kararın sanık …’a tebliği ile süresinde temyiz dilekçesi verilmesi halinde, sanık …’ın öğrenme üzerine verdiği temyiz dilekçesi de göz önüne alınarak temyiz incelemesinin yapılması, buna karşılık kararın kendisine tebliğ edilmesine rağmen sanık … tarafından süresi içinde temyiz dilekçesi verilmemesi halinde ise, adı geçen sanığın zorunlu müdafiinin süresinden sonra vaki olan temyiz isteminin reddi gerekir.
7201 sayılı Tebligat Kanununun 10.maddesine 11/01/2011 tarih ve 6099 S.K./3.maddesi ile eklenen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmüne göre sanığın yokluğunda verilen kararın dosya bilinen
son adresine yapılan tebligatın adres bırakmadan taşındığından dolayı tebliğ edilememesi üzerine, nüfus müdürlüğünden sanığın yerleşim yeri adresinin tebligat yapıldığı tarihte neresi olduğunun tespiti ile bilinen son adresten farklı bir adres olduğu anlaşıldığı taktirde tebligatın bu adrese çıkarılması gerekeceği ve 25.06.2011 tarihinde dosyada mevcut bilinen son adresine aynı kanunun 35.maddesine göre yapılan tebligatın geçersiz olacağı cihetle sanığın yerleşim yeri adresinin tebligat yapıldığı tarihte neresi olduğunun tespiti ile, tebligat çıkartılan adresten farklı olduğu anlaşıldığı taktirde belirlenen adresine yeniden tebligat çıkartılması, buna ilişkin belgelerin eklenerek temyiz dilekçesi verildiği taktirde de ek tebliğname düzenlenlenerek iadesi için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.