Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6232 E. 2014/21817 K. 23.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6232
KARAR NO : 2014/21817
KARAR TARİHİ : 23.12.2014

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, şikayetçi …’in asker arkadaşı olup, 11/07/2009 tarihinde …’i arayarak arkadaşlarının gömü altın bulduğunu elden çıkarmak istediklerini belirterek yardım istediği, kardeş olan her iki şikayetçinin … iline geldiklerinde, sanığın kimlikleri meçhul olup haklarındaki evrak tefrik olunan …ve … isimli iki arkadaşı ile şikayetçilerin buluşmasını sağladığı ve meçhul şahısların önce gerçek numune altını verdikleri, şikayetçilerin altınları almaya karar vermeleri üzerine 15/07/2009 tarihinde tekrar … iline gelip, meçhul iki şahıs ile buluştuklarında meçhul şahısların 10.000 TL parayı altın satma vaadi ile alıp kaçtıkları, bu suretle sanığın meçhul şahıslarla birlikte dolandırıcılık suçunu işlediği anlaşıldığından sanığın mahkumiyetine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ertelenen hapis cezası kısa süreli olmayan sanık hakkında; TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanması hususunda karar verilmemesi, anılan madde ve fıkrada belirtilen hak yoksunluklarının uygulanmasının hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olup, infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün olması karşısında; bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 23.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.