Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6303 E. 2013/18136 K. 21.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6303
KARAR NO : 2013/18136
KARAR TARİHİ : 21.11.2013

MAHKEMESİ olandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun Kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
30.05.2008 tarih ve 43-İNC -43 sayılı katılan Kurum görevlisince düzenlenen İnceleme Raporlarında da belirtildiği üzere; … Tekstil…Ltd. ticari ünvanlı şirketin 2004 yılı sonlarına doğru faaliyetine son verdiği ve bu tarihten sonra işçi çalıştırmadığı, Nisan 2005 tarihinde sanıklar … ve …’a muhasebeci-sanık …’ın da bilgisi dahilinde devredilmesi işlemlerinden sonra hiçbir faaliyeti olmadığı halde şirket işyerinden katılan kuruma Ağustos 2005 tarihinden itibaren gerçekte fiilen o işyerinde çalışmayan ve hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” kararı verilen … ile sanık … için muhasebeci-sanık …’ın sigorta bildirimlerinde bulunması suretiyle, fikir ve eylem birliği içinde hareket eden …, …, … ve … adlı sanıkların … ve …’ın mefaatine olacak şekilde sigortalı hizmet süreleri kazanmalarını ve sağlık yardımlarından faydalanmalarını sağlamak fiillerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Sanıklar …, …, … ve …’nin dosya kapsamı itibariyle savunmalarının aksini kanıtlar, atılı suçlardan mahkûmiyetlerini gerektirir nitelikte kuşkudan uzak, yeterli, kesin delil elde edilemediğinden beraatlerine karar verilmesi gerektiğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamalarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin haklarında beraat kararları verilen sanıklara Cumhuriyet Savcısının ise hakkında beraat kararları verilen sanık …’a yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.