Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6354 E. 2014/21957 K. 24.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6354
KARAR NO : 2014/21957
KARAR TARİHİ : 24.12.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/127418
MAHKEMESİ : Küçükçekmece 6. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/10/2010
NUMARASI : 2010/546 (E) ve 2010/1533 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Kayseri’de faaliyette bulunan … Yay ve Mobilya Tic. San. A.Ş. isimli şirketin çift imza ile temsil ve imzalama yetkili temsilcisi olduğu halde şirket hesabı üzerinden 7.. nolu 4300 TL bedelli bir çeki tek başına imzalayıp kullandığı, çekin bankaya ibrazında karşılıksız çek işlemlerinin yapılmasına mani olmak için çekin rıza hilafına elden çıktığından bahisle bankaya ödemeden men talimatı verdiği, soruşturma aşamasında sanığın kendi rızasıyla söz konusu çeki kullandığı, çeki kendisinin imzaladığını kabul ettiği somut olayda; bankanın maddi unsuru olan çekin suçta kullanıldığını dikkate alınarak, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde öngörülen “Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.