YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6366
KARAR NO : 2014/21963
KARAR TARİHİ : 24.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklar … ve oğlu sanık … ’nın, katılandan almış oldukları kumaşlar için verdikleri kambiyo vasfı olmayan 2008 tarihli senetlere sanık …’in yerine oğlu …’nun imza attığı ve yapılan icra takibinde …’in imza itirazında bulunarak takibi durdurduğu sanıkların bu şekilde üzerlerine atılı dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işledikleri iddia edilen somut olayda; sanık savunmaları doğrultusunda yaptırılan bilirkişi incelemesi ve alınan rapora göre; sanık … ile katılan arasında daha önceden cari bir hesabın var olduğu ve suç tarihinde sanık …’in katılana daha önceden doğan borcunun bulunduğunu ve suç tarihi olan 2008 yılı içerisinde katılan ile aralarında faturaya dayalı herhangi bir ticari ilişkinin gerçekleşmediğinin tespit edildiği, bu hali ile sanıkların katılana vermiş olduğu senetlerin daha önceden doğmuş olan borca karşılık verildiğinin belirlendiğini, bu hali ile atılı dolandırıcılık suçunun hile unsurunun gerçekleşmediği, yine sanık savunmalarına göre; sanık …’nun, sanık … adına senetlere imza atması hususunda … tarafından yetkilendirildiği ve …’nun da bu yetki ve muvafakatle bu senetleri imzaladığı, dolayısıyla sanığın sahte senet tanzim etmek kastı ile hareket etmediği, atılı sahtecilik suçunun kast unsurunun gerçekleşmediği bu nedenle unsurları oluşmayan atılı dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanıkların ayrı ayrı beraatlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA, 24.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.