Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6467 E. 2013/11686 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6467
KARAR NO : 2013/11686
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; evi terk ederek ablası müştekinin yanına giden eşini evine eve götürmek için müştekinin evine gelen sanığın, eşinin gelmek istememesi üzerine müşteki ile tartıştıkları ve tartışma sonrasında sanığın ele geçirilemeyen av tüfeğinin dipçik kısmıyla vurarak kapının camını kırdığı ve kırık camın bulunduğu yerden elini sokarak kapıyı açmaya çalıştığı sırada müştekinin yardım isteyerek bağırması üzerine olay yerinden kaçtığı anlaşılmakla, mala zarar verme suçundan mahkumiyetine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğine dair 5271 sayılı CMK’nın 253/3. maddesindeki düzenleme ve sanığın savunması dışında müştekinin sanığa hakaret ettiğine dair delil bulunmaması karşısında; mala zarar verme suçundan uzlaşma yoluna gidilmeden hüküm kurulduğu ve sanık hakkında verilen cezadan haksız tahrik nedeniyle indirim yapılıp yapılmayacağı hususunun değerlendirilmediği gerekçeleriyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesindeki, cezası ertelenen hükümlü hakkında bir yıldan az denetim süresine hükmedilemeyeceğine dair düzenlemeye muhalefet edilerek sanık hakkında 3 ay 10 gün denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasında yer alan sanık hakkında “3 ay 10 gün denetim süresinin belirlenmesine” dair kısmın hükümden çıkartılarak, yerine “TCK 51/3. madde uyarınca 1 yıl denetim süresi belirlenmesine” yazılmak suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.