YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6501
KARAR NO : 2014/21893
KARAR TARİHİ : 23.12.2014
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Avukat olan sanığın katılan … vekili sıfatıyla katıldığı Bandırma 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/275 E. sayılı dava dosyasında ve yine katılan adına davalı vekili sıfatıyla katıldığı Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/85 E. sayılı dava dosyasında, haklı bir sebep olmaksızın katılanın vekilliğinden çekildiği böylece Avukatlık Kanunu’nun 41. maddesinde öngörülen yasal süre içerisinde vekillik görevini devam ettirmediği ve yine sanığın Bandıma Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2007/315 Esas sayılı dava dosyasını takip etmediği, yine sanığın katılan adına, alacaklı vekili sıfatıyla yürüttüğü Bandırma 1. İcra Müdürlüğü’nün 2005/4273 sayılı dosyasında toplam 547,50 TL, 2005/4204 sayılı dosyasında toplam 1.065,70 TL’ yi, 2005/2537 sayılı dosyasında dosya üzerinden ve haricen toplam 1.100 TL’yi, 2006/2135 sayılı dosyasında 381,50 TL’yi, 2006/4192 E. sayılı dosyasında 188,80 TL’yi tahsil ettiği halde müvekkili katılana vermeyip, uhdesinde tuttuğu, sanığın aynı zamanda katılan …’un babası katılan …’in de avukatlığını yürüttüğü, bu sefer de sanığın katılan … vekili sıfatıyla Bandırma 1. İcra Müdürlüğü’nün 2002/4133, Bandırma 2. İcra Müdürlüğü’nün 2001/4281 sayılı takip dosyalarından tahsil ettiği paraları katılan …’e vermeyerek uhdesinde tuttuğu, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçları işlediğinin iddia edildiği olayda,
1-Sanık hakkında, katılan …’a karşı işlediği iddia olunan, görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz incelemesinde,
Sanık, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında, katılan … ve …’a karşı işlediği iddia olunan, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz incelemesinde,
Taraflar arasında avukat-müvekkil ilişkisinin söz konusu olduğu, sanık avukatın her iki katılan adına yürüttüğü birden çok dava ve icra takibi olduğunun anlaşılması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından, sanığın katılanlara sağladığı hukuki yardımların nelerden ibaret olduğu, söz konusu paralar sanık tarafından tahsil edildiğinde doğmuş olan avukatlık ücreti bulunup bulunmadığı, yapılmış herhangi bir masraf bulunup bulunmadığı varsa ne kadar olduğu ve vekil edenin ödediği masraf miktarı da dikkate alınarak hapis hakkını kullanmayı gerektirir bir alacak bulunup bulunmadığının belirlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdii ile elde edilecek sonuca göre, sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.