YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6581
KARAR NO : 2013/11866
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Suça sürüklenen çocuk …’nun temyiz kapsamında olmayan diğer suça sürüklenen çocuk …’le birlikte gece vakti Cumhuriyet İlköğretim Okulu’na anaokulun korkuluk demiri ve penceresini kırmak suretiyle girdikleri, sınıflardan 2 adet CD çalar, okuldaki öğrencilere ait karton kumbara içerisinde bulunan bozuk para, bir miktar topkek ve bir adet davul çaldıkları, okuldan çıktıktan sonra çaldıkları CD çalardan birisini ve davulu yolda gördükleri arkadaşları olan diğer suça sürüklenen çocuk …’e verdikleri ve bu şekilde suça sürüklenen çocuk …’ın hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarını, …’in ise suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; suça sürüklenen çocuk … ile temyiz kapsamında olmayan …’in aşamalarda değişmeyen savunmalarında suçları birlikte işlediklerini, …’i yolda gördüklerini, …’in hırsızlıktan haberi olmadığını beyan etmeleri, tanık …’nın ise bu beyanları doğrulaması, …’in de savunmasında aldığı malzemelerin
hırsızlık malı olduğunu bilmediğini beyan etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk …’ın kamu malına zarar verme ve hırsızlık suçlarını işlediğine yönelik mahkumiyet kararlarında ve suça sürüklenen …’in almış olduğu CD çalar ve davulun hırsızlık malı olduğunu bildiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
1- Suça sürüklenen çocuk … hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen beraat kararına ve suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekili ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Suça sürüklenen çocuk … hakında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuk Güven hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50/1.c maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasından çevrili seçenek yaptırımın yerine getirilemesi halinde kısa süreli süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilemeyeceği gözetilmeden, bu hususta aynı kanunun 50/6 maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun ihtar edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk … hakkındaki kamu malına zarar verme suçuna ilişkin hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 50/6 maddesinin uygulanmasına ilişkin (G-2) sayılı kısmın tamamen çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.