Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6655 E. 2015/21926 K. 04.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6655
KARAR NO : 2015/21926
KARAR TARİHİ : 04.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahhkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafii yerel mahkeme hükmünü duruşma talepli olarak temyiz etmiş ise de, suçun vasfı ve cezanın miktarına göre, 5320 Sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanunun 318. maddesi gereğince duruşma isteminin reddi ile yapılan incelemede,
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …ile temyiz dışı sanık …’ın asker arkadaşı olduğu, …’ın sanık …’la anlaşarak …’ı aradığı ve altın bulduklarını satmak istediklerini ancak satamadıklarını söyleyerek yanlarına çağırdığı ….’ın parasının olmaması üzerine diğer katılan …’le anlaşarak …’ye giderek … aracılığı ile …’la buluştukları ve …’a 45.000 TL. parayı teslim ettikleri, …’ın “altınları hemen alıp geliyorum” diyerek gittiği ve geri dönmediği böylece sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, katılanların istikrarlı beyanları ve teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, adli para cezasına ilişkin sırasıyla “2250’şer gün”, “2250 gün karşılığı 45000’er TL “terimlerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla “5’er gün”, “5’er gün karşılığı 100’er TL” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aynı kanunun 325. maddesi uyarınca hükmü temyiz etmeyen sanığa sirayetine, 04.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.