Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/6756 E. 2015/397 K. 14.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6756
KARAR NO : 2015/397
KARAR TARİHİ : 14.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın olay tarihinden önce katılanların babası olan tanık … ile tanıştığı, tanık …’ye kendisinin Arçelik firmasında çalıştığını, çocuklarına aynı firmada iş bulabileceğini söyleyerek telefon numarasını istediği, birkaç gün sonra arayarak katılanlar ile buluştuğu, bir pastanede oturdukları, katılanlara personel şefi olan…’ın evine gideceklerini söyleyip burada bir süre beklettiği, bu sırada telefonla görüşüyor gibi yaparak “tamam diyorsun, Perşembe ya da Cuma günü kesin başlıyolar” diyerek telefonu kapattıktan sonra katılanlara işlerinin tamam olduğunu söyleyip telefonlarını teyit ettirmesi gerektiğini söyleyerek aldıktan sonra geri gelmeyip ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanığın her iki katılanın birlikte oldukları bir anda hileli hareketleri ile kandırıp menfaat temin etmesi nedeniyle eyleminin zincirleme dolandırıcılık suçunu oluşturup sanığa verilecek cezanın 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden, her iki katılana karşı eyleminden dolayı iki kez cezalandırılmasına karar verilerek sanığa fazla ceza tayini
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.