YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6763
KARAR NO : 2015/395
KARAR TARİHİ : 14.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Salihlide ikamet eden katılanın …plaka sayılı aracını satmak istediği ve bunun için aracın camına satılık yazısını yazdığı, 30/01/2011 tarihinde açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen …adlı şahsın katılanı arayarak aracı satın almak istediğini, aracı eşine alacağını söyleyerek katılanla pazarlık yaptığı, 9500 TL’ye anlaştıkları, aracı İzmir’e getirmesini istediği, katılanın da olay tarihinde aracı..’e getirdiği, açık kimliği tespit edilemeyen … adlı şahısla buluştukları, birlikte .. bir eve gittikleri, burada sanıklar ile buluştukları,.. adlı şahsın sanık ..l’i eşi olarak tanıttığı, katılana 40.000 TL gösterip ”gidin noterden satışı yapın gelin, paranız burada” dediği, buna güvenen katılanın sanık ….ile birlikte notere gittiği, aracın satışını verdiği, sonrasında aynı eve dönükleri, … adlı şahsın gösterdiği paraya ihtiyacı olduğunu, katılanın parasını iki gün sonra vereceğini söyleyerek katılanı garaja bıraktığı, tüm bu olaylar
olurken diğer sanık…’in de bu organizasyona dahil olduğu, mizansende yer aldığı, sonrasında aracın hemen …’e 6.500 TL’ ye sattıklarının anlaşıldığı olayda, eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
2-Sanıklar hakkında hükmolunan cezanın kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza olmasına rağmen TCK’nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi suretiyle TCK’nın 53/4. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Sanık …, sanık … müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkralarından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ” 30 gün”, ”25 gün” ve ”500 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkarılarak yerine, sırasıyla ” 5 gün”,” 4 gün” ve “80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına dair kısmın çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.01.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.